Web 3.0 Dönemi’nde Regülasyon:
Avrupa Birliği’nin MiCA Tüzüğü

Web 3.0 yeni internet blokzinciri teknolojisi

Web 3.0 teknolojileri, yani yapay zekâ, blokzinciri, nesnelerin interneti, büyük veri uygulamaları yeni iş ve yatırım imkanları sunarak birçok sektörde dönüşüm başlattı. Geleneksel hizmetler artık merkeziyetsiz yapılara taşınmaya başladı. Bu teknolojilerin gelişmesi ve yaygınlaşması bir taraftan kişi ve kurumlara fırsatlar sunarken, diğer taraftan yasal belirsizliklerin olması, bu teknolojilerin geniş kitlelerce benimsenmesi ve faydalarının tam olarak ortaya çıkmasının önünde bir engel olarak duruyor.

Bu teknolojilerle birlikte “varlık”, “sorumluluk” ve “sahiplik” gibi kavramların ve piyasalara ait düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Ancak regülasyon konusu oldukça çetrefilli: Henüz kripto varlıkları, yapay zekâ araçlarını, verilerin dolaşımı konularını ve ortaya çıkan sorunları yeni yeni anlıyoruz. Yine de tüm dünyada son yıllarda regülasyon hareketlerinin hız kazandığını görmek mümkün.

Kripto Varlıklar ve Regülasyon

Hukuk hep teknolojinin gerisinden gelir. Kripto varlık ekosisteminde de aynı durumun söz konusu olması şaşırtıcı değil. Bitcoin ile birlikte hayatımıza blokzinciri teknolojisi girdi ve kripto varlıklar, kripto para borsaları, saklama hizmeti veren kuruluşlar, NFT platformları, akıllı sözleşme platform ve uygulamaları işlem hayatının önemli bir parçası halinde geldi. Böylece bankacılık ve finans, sağlık, tedarik zinciri, lojistik, sigortacılık gibi birçok sektörde hem yeni fırsatlar hem yeni riskler ortaya çıktı. Bu ekosistemin hızla regüle edilmesi yatırımcıları uzaklaştıracak ve inovasyonu baltalayacaktı. Tamamen hareketsiz kalınması ise tüketicilerin, yatırımcının ve piyasanın korunması açısından riskler meydana getirebilecekti.

İşte Avrupa Birliği’nde 9 Haziran’da Resmî Gazete’de yayınlanan ve 2024 yılı içinde uygulanmaya başlayacak olan MiCA bu menfaat çatışmalarını dengelemek amacıyla, uzun soluklu bir hazırlık süreci sonunda oluşturulan bir regülasyondur. Bu regülasyonun yürürlüğe girmesi ve uygulanması, bankacılık ve finans, tüketicinin korunması, kişisel verilerin korunması gibi alanlarda hep Avrupa Birliği düzenlemelerini takip etmiş ve kripto varlık düzenlemeleri bakımından hummalı bir hazırlık içinde olan Türkiye bakımından ayrı bir önem taşıyor.

Web 3.0 yeni internet blokzinciri teknolojisi

MiCA: Süreç Ne zaman ve Nasıl başladı?

Kripto varlıklarla ilgili olarak son on yılda çok büyük olaylar yaşandı: Mt. Fox olayı, Thodex, FTX skandalları ve daha niceleri… MiCA’nın temelleri ise özellikle Facebook’un Libra projesi ardından kripto varlıkların sahip olduğu potansiyelin farkına varılmasıyla atılıyor. Avrupa Birliği’nde MiCA için çalışmaların 2018 yılından beri yürütüldüğü söylenebilir. MiCA kripto varlıkların Avrupa Birliği’nde düzenlenmesi bakımından önemli bir çerçeve oluşturuyor.

Hemen belirtelim ki MiCA bir Tüzük, yani Direktif değil. Bu şu anlama geliyor: Bu Tüzük tüm AB üyesi devletlerde doğrudan doğruya uygulanacak; yani üye devletlerin MiCA hükümlerini iç hukuka aktarmak için yeni kurallar koymaları gerekmeyecek.

En son MiCA 20 Nisan 2023’te gerçekleştirilen nihai oylamada Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edildi ve 2024 yılında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Özellikle NFT’lerin 2021 yılı sonrasında pazar payının artmasıyla birlikte, MiCA’nın kapsamına ilişkin tartışmalar olsa da NFT’lerin kapsam dışında bırakılması konusunda uzlaşıya varıldı.

MiCA Neleri Düzenliyor?

MiCA oldukça uzun ve ayrıntılı bir düzenleme. 149 maddeden oluşuyor.

Temel amaçlarına bakıldığında, Avrupa Birliği’nin MiCA ile bir taraftan pazarın bütünlüğünü, finansal stabiliteyi, tüketicinin korunmasını hedeflerken diğer taraftan da inovasyonu ve adil rekabeti desteklemeyi arzu ettiğini görüyoruz. En önemli hedeflerden biri, üye devletler arasındaki farklı uygulamaların önüne geçerek hukuki belirliliğin sağlanması. Bunun yanında, hile ve kara para aklama riskinin azaltılması ve kripto varlık pazarlarında hukuka aykırı uygulamaların önüne geçilmesi de yine amaçlar arasında.

İlk olarak MiCA’da kripto varlıklara ilişkin bir sınıflandırma yapılıyor. Bu tanımın oldukça kapsayıcı ve ileride ortaya çıkması muhtemel olan yeni kripto varlıklara kucak açan bir nitelikte olduğunu belirtmekte fayda var. Bu tanıma göre kripto varlık, kripto-varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer teknoloji kullanılarak elektronik olarak aktarılabilen ve saklanabilen değer veya hakların dijital bir temsili anlamına geliyor. Bu çerçevede fayda tokenleri (utility token), varlığa dayalı token (asset-referenced token), e-para tokenları MiCA’daki kripto varlık tanımı içinde yer alıyor.

MiCA, AB’de kripto varlık ihraç eden ve kripto varlık hizmeti sunan veya AB vatandaşlarına hizmet sunan herkes bakımından uygulama alanına sahip. Hem kripto varlık ihraççıları hem hizmet sağlayıcıları açısından kapsamlı kurallar ve yükümlülükler getiriyor. Bunların içinde, kripto para borsalarının yanı sıra cüzdan sağlayıcılar gibi saklama hizmeti veren kuruluşlar, ticaret platformları ve tavsiye veren kuruluşlar da yer alıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcılara bir “pasaport” alma zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcıların uyması gereken bir dizi kural belirlenmiş. Bu yükümlülüklerden bazıları, dürüst, adil, profesyonel ve müşterilerin menfaatine en uygun şekilde davranma yükümlülüğü, menfaat çatışmalarını engelleme, müşterilerin kripto varlıklarını ve fonlarını güvence altında tutma olarak sıralanabilir.

MiCA’nın halihazırda düzenlenmiş olan alanlarda yeni bir düzenleme getirmediğini de belirtmek gerekir. Bu çerçevede, finansal hizmetler alanında mevcut düzenlemelere zaten tabi olan kripto varlıklar MiCA kapsamı dışında. Örneğin, AB’de uygulanmakta olan MiFID II direktifi kapsamında yer alan finansal araçlara MiCA uygulanmayacak. Menkul kıymet tokenları ve merkez bankası dijital paraları (CBDC) da kapsam dışında. Benzer şekilde, e-para tokenı niteliğini taşımayan elektronik para tokenları da tüzük kapsamında değil.

Doç. Dr. Pınar ÇAĞLAYAN AKSOY